close

Benim hikayem abimdi. Onunla başlayıp onunla biterdi. Hayatın her alanında örnek verebileceğim, rol modelimdi. Abim değil sanki yaşıtımdı, bildiğim tüm küfürleri o öğretti. ben 10 yaşımdayken ablam evlenip evden gitti, bu durumu pek önemsemiyordum nihayetinde ablamın odası bana kalmıştı. Ama iki üç ay sonrasında abim askere gittiğinde işin rengi değişti. Ev hepten ıssızlaşmıştı. Hem hiç kardeşim kalmamıştı hem de evdeki oyun arkadaşım, abim askere gitmişti.

Acemi birliği İstanbul’daydı, Metris’te. Bir ramazan günü abimi daha orucunu açmadan nizamiyeye teslim etmiştik. Babam hiç üzülmüyordu “gitsin de biraz burnu sürtsün, adam olsun” diyordu, bir de oğlumu askere gönderdim gibilerinden biraz şımarıyordu. Annem ise perişan bir halde hep ağlıyordu.

O3EJ9L0Bir gün babamla birlikte Metris’e abimi görmeye gittik. hayal meyal hatırımda, koskocaman yemekhane gibi bir yer ve bir sürü insan vardı. Abimi göreceğim için aşırı heyecanlıydım. Bir kere de yemin törenine gittik. Yine aşırı bir kalabalık vardı ve sicim gibi yağmur yağıyordu. Binlerce tektipleştirilmiş askerin arasında abimi bir türlü bulamıyordum.

Dağıtım iznine geldiğinde dünyalar benim olmuştu. Bir an olsun abimin tepesinden inmiyor, deliler gibi gülüyordum. Abim askeriyede öğrendiklerini benimle paylaşıyordu. Birlikte “nizamiyeden girdik içeri, salla kolları çek dizleri. Mavi mavi mavi nefteli, genç kızların sevgilisi mavi nefteli. Hangisi, sarışın, esmer, kumral fark etmez çünkü biz ulaştırmayız ulaştırma” marşını söyleyip sol, sağ yapıyorduk.
Usta birliği için Kıbrıs’a gidecekti. Uğurlamak için hava alanına gittik. Abim, “ulan koskoca Türkiye’ye sığdıramadılar beni, ta Kıbrıs’a gönderiyorlar” diyordu. Herkesle vedalaştı beni en son öptü. Çok gücendim beni sona bırakmasına, “askerler en sevdikleri ile en son vedalaşırlar” diyerek gönlümü aldı. Uçağa binmeden önce arkasına dönüp son kez bakması hala gözümün önündedir.
Tüm askeri cenazelerin kaldırıldığı Levent Camii’nin yanında olan ilkokulda okuyordum. haftada bir şehit cenazesi töreni yapılıyordu, derste abimi düşünüp ağlıyordum kaygılı kaygılı.
Bir sabah okula gitmek için uyandığımda ev telefonu çaldı, arayan abimdi. “annemler uyuyor mu, okula mı gideceksin” gibi sorular sordu, o sıra kapı çalınca telefonu kenara koyup kapıya koştum. Kapıdaki abimdi. Bize sürpriz yapmıştı izne gelerek.

Velhasılıkelam, abim Kıbrıs’ta paşalar gibi askerlik yaptı. Paşa şoförü olduğundan kamuflaj bile giymemişti. Ben çocuk aklımla abimin askere gidişini çok derin bir özlem olarak yaşamıştım.

Tags : abiabinin askere gitmesiaskerlikkıbrısmetris

Leave a Response