close

En başından kimin vampir kimin köylü olduğunu çok iyi bildiğimiz oyunlar oynuyoruz.

Ve en güzel tabiriyle herkes birbirini bir kaşık suda boğmak istiyor nefretle. Sadece yazılarıma ilham prensi olabiliyor yaşadıklarım, yoksa en adi opospu çocuğu bir cadı olduğunun ben de farkındayım. Dört bir yanımı çevreleyen yedi cüceler, bana tutturmuşlar “elma ye” diye. Ulan ben meyve yemem ki. Sımsıkı kapattığım gözlerimde sadece birer karaltı görebiliyorum düştüğümde. Bir de martı çığlıklarıyla gülüşerek üşüşüyorlar. Birine güvenebilseydim o önce annem olurdu sonra babam. Hiç birinizi seçmezdim.

Kimin cebine elimi atsam yokluk çıkıyor. Şirin Baba bu duruma çok içerliyor.

Okuma bayramları beni duygu seline sürüklüyor. 4 yaşındaki yeğenimin hayali arkadaşı Zebzeb, ona Hindistan’dan geri dönemeyeceğini ve orada öleceğini söylüyor. Bu çocuklar bu lafları nereden öğreniyorlar yay burcunda ilerleyen neptün aşkına? Bu kadar pis bir dünyada biz sadece Gezi Parkı’nın temiz kalmasını istiyoruz ve biber gazlarından iyi ortalar atıyoruz.

18848-NRUE5O

Kendi hayatlarıyla bile mücadele edemeyen beceriksiz sünger bob’lar, benim tepkilerimi ölçmeye çalışıp tel taraflarını teflon tavaya sürtmem için sabahlara kadar uyumadan asparagaslar yaratıyorlar. Her zaman arkasında duracağıma söz verdiğim gerçekler var. Yalan olsa bile beni nakavt edemeyecek kadar dürüstler.

İncelenmesi gereken bir sürü telefon kaydı var bro. Neolitik çağdan günümüze hüküm süren yalanlar var. Sönmeyen mumlara köz küreği vursan ne fayda? Ki, bu nesil köz küreğinin ne işe yaradığını dahi bilemeyecek kadar doğal gaza maruz kaldı. Dedim ya, Şirin Baba bile duruma içerliyor.

Her çocuk duvarın arkasında burnunu karıştırıp çıkardığı sümüğü yedi. Çoğu ebeveyn sadece duvarı görüyordu.

Her zaman ilk olmak önemli değil hem. Arada sonuncu olmak iyi geliyor. Önemli olan katılmak derken yalan mı söyledik.

Tags : gezi parkıilham prensiköylüneolitik çağşirin babasünger bobvampiryedi cüceler

1 Comment

Leave a Response