close

Gündem

Hatırlamak zorundasın

image

Köyde duymaya alışık olduğun kokuları şehirde duyunca yadırgıyorsun. Dayanamıyorsun. İstanbulda yaşayan herkesin bir köyü yok. Bunu duyduğumda 1. Sınıfa gidiyordum ve duyduklarıma inanamayacak kadar tecrübesizdim. Nasıldı yani? Yaz tatillerinde gidecekleri ya da dedelerinin yaşadığı bir köyleri yok muydu çocukların? 7 göbek istanbullu ve göçmen gibi kalıpları büyüdükçe öğrenmeye başladım. Bizim köyde göçmenlere macir diyorlardı. Göçmen değil, muhacir hiç değil, sadece macir. Karadeniz insanı her şeyin kolayına kaçar. Kelimelerin hatta harflerin bile.

Merak Ettim Devamına Bakayım

Tarihin ilk kilisesi Türkiye’de

st pierre

Hz. İsa’nın 12 havarisinden biri olan St. Pierre ve Hıristiyanlığı yaymak için çalışmalar yapan St. Paul ve Aziz Barnabas M.S. 29 ve 40 yılları arasında yoğun nüfusu ile dikkat çeken Antakya’ya geldiler. Burada Hıristiyanlığı yayma girişimlerinde bulundular. St. Pierre’in Antakya’da kurduğu kilise Hıristiyanlık için ilk kilise olarak biliniyor.

Merak Ettim Devamına Bakayım

Kuzguncuk

kuzguncuk_181404

Kuzguncuk, İstanbul’un Anadolu yakasında yer alan Üsküdar ilçesinin şirin bir semtidir. Geçmişte beri, muazzam manzarası ve sahil kıyısındaki dinginliği ile birçok fotoğrafçıya, sanatçıya ve şaire ilham vermiştir. Tarihi dokusu ile örtüşen nostaljik mimari yapısı sayesinde ziyaretçilerini eskilere götüren semt, şehir hayatının gürültüsünden uzak ve sakin bir hayat arzulayanların uğrak mekanı haline geliyor.

Merak Ettim Devamına Bakayım

Bir de Emrah’tan dinleyelim

fft85_mf3396976

fft85_mf3396976

Ot Dergisi, Şubat 2014

Her Şey İlk Söylediğin Gibi Kalsın isimli yazısından alıntıdır.

“Bu memlekete kim zarar verdi, onu konuşalım bir de. Cezaevindeki çocuklara işkence ettiler. 19-20 yaşındaki çocuklara sokaklarda pusu kurdular, öldürdüler. Üçüncü köprüyü yapmak için milyonlarca ağacı kestiler. Kuşların bile göç yolunu değiştirdiler. Bize de bu arada köprünün adını tartıştırdılar. İstanbul’da kalan son doğa parçasını katledecek köprüye verilecek en uygun isim Yavuz Sultan Selim’dir zaten, bunun daha nesini tartışıyoruz ki. İşte bu icraatları yapanların hiçbiri içki içmiyor. Memleketin anasını meyve suyu içenler sikti.

Biz Cine 5’i şifreli izleyip otuz bir çekerken, bize ahlak dersi verenler çoluğa çocuğa tecavüz etmiş haberimiz yok. Biz bakkaldan gofret çaldık diye yirmi senedir vicdan azabı çekerken adamlar koşan atların nalını çalmış haberimiz yok. Ben dört buçuk milyon dolar çalsam, benim babam da karakola gelirdi. Polisleri görevden almaya değil, beni dövmeye gelirdi. Ama gelemez. Çünkü elli yaşında öldü. Kaldırıldığı devlet hastanesinde yeterli teçhizat olmadığı için Bursa’ya sevk edilirken ambulansta öldü. Çünkü o hastaneye teçhizat alınması için kullanılması gereken paraları çaldılar. Onlar babalarının nüfuzuyla çalarken biz babamızı mezara koyduk. İşte cezaevlerinde yatanlar değil bunlardır gerçek hırsızlar! Sadece para pul mevzusu da değil konu. Türkiye’nin ruhunu çaldılar. Ruh hırsızları! Hatıra hırsızları! At hırsızları! Kuş hırsızları! Amına kodumun hırsızları! Üçüncü köprünün adını da Bilal Erdoğan köprüsü koyun…”

Emrah Serbes

Merak Ettim Devamına Bakayım

Türkiye’de Kadının Konumu ve Kadın Hakları

http://mancinik.com/kadin-ve-siddet/

Türkiye’de kadına yönelik şiddetin boyutlarına bakıldığında her 3 kadından 1’inin cinsel, fiziki ya da psikolojik şiddet mağduru olduğu görülmektedir. Şiddetin güncel verileri incelendiğinde sadece 2012 yılının ilk ayında 12 kadının öldürüldüğü, 26 kadın ve 2 çocuğunun yaralandığı, 10 kadına tecavüz edildiği ve 35 kadının tacize uğradığı saptanmıştır.

Merak Ettim Devamına Bakayım

Giovanni Scognamillo

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Türk Sinemasında 6 Yönetmen, Dünyamızın Gizli Sahipleri, Uzaydan Geldiler, Türk Sinema Tarihi, Bir Levantenin Beyoğlu Anıları, Mumyanın Mezarı, Canavarlar Yaratıklar Manyaklar, Dehşet Öyküleri… Bunlar yayınlanan kitaplarından sadece birkaç tanesi Giovanni Scognamillo’nun. Aynı zamanda sinema tarihçisi, Beyoğlu tarihçisi, fantastik sanatlar uzmanı, gizemli konular araştırmacısı, hikâyeci, bankacı, reklamcı, dekoratör, kitapevi yöneticisi ve daha birçok alanın bilirkişisi. Yaptığı çeviriler ve rol aldığı filmler var bir de.

Merak Ettim Devamına Bakayım

Van depremi üzerine

Müthiş siyasi bir donanıma sahip olduğumu iddia edemem, fakat müthiş insani duygulara sahip olduğumu düşünüyorum.

“deprem” kelimesi ile ilkokulda “eş anlamlı kelimeler” konusunda eş anlamlısının “zelzele” olduğunu öğrendiğimde tanıştığım yadsınamaz bir gerçek. Tabii sonrasında 17 Ağustos 1999’da yaşanılan büyük felaketle kelimenin tam manasını öğrendim. Yaşamadım o büyük felaketi ama izlerini belleğime kazıdım. Uzunca bir süre televizyon kanallarının sağ üst köşelerinde yayınlanan artan ölü sayılarını hatırlıyorum. Gün 24 Ekim 2011 olduğunda kelimenin manasını en acı biçimde yeniden öğrenen birçok insan oldu. Van sallandı, ülkemiz sallandı…

Merak Ettim Devamına Bakayım

Tarlabaşı’nda dinlenecek çok hikaye vardı, dozerler yıktı

tb

Her gün olduğu gibi nefesim kesilinceye kadar koştum otobüsün arkasından.
Bir fark vardı, çok daha erken uyanmıştım.
Ama yetiştim.
Çekime gidiyorduk. Fotoğraf çekimine.
Taksim’de buluşacaktık bütün sınıf.
Beşiktaş’ta otobüsten inip çay içmemiz lazımdı.
Gelemezdik yoksa kendimize.
Geç kalma pahasına, içtik çayımızı.
Ve anıtın önünde buluşup tuttuk Tarlabaşı yolunu.
4 kişilik grubumuzun ismini “Fedailer” koyduk.
Önce apartmanlar arasında gerilen iplere asılan çamaşırlar çekti dikkatimizi,
Sonra birkaç çocuk…

Merak Ettim Devamına Bakayım