close

Kuzguncuk, İstanbul’un Anadolu yakasında yer alan Üsküdar ilçesinin şirin bir semtidir. Geçmişte beri, muazzam manzarası ve sahil kıyısındaki dinginliği ile birçok fotoğrafçıya, sanatçıya ve şaire ilham vermiştir. Tarihi dokusu ile örtüşen nostaljik mimari yapısı sayesinde ziyaretçilerini eskilere götüren semt, şehir hayatının gürültüsünden uzak ve sakin bir hayat arzulayanların uğrak mekanı haline geliyor.

Kuzguncuk samimi halkı ve esnafları nedeniyle adeta küçük bir sahil kasabasını andırıyor. Burada yaşayan herkes birbirini tanıyor, sıcak ve misafirperver bir şekilde ziyaretçilerini karşılıyor. Boğaziçi’nin Anadolu kıyısında, Üsküdar, Paşalimanı ile Beylerbeyi arasında bulunan yerleşke, kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda oluşmuş, Boğaziçi’ne açılan bir vadi içinde gelişmiştir.

Kuzguncuk’un eski adının “Hrisokeramos” olduğu ve “Altın Kiremit” anlamına gelen bu adın yerleşkeye, II. İustinos tarafından yaptırılmış olan, çatısı altın yaldızlı kiremitlerle kaplı bir kiliseden geldiği söyleniyor. Bir diğer görüşe göre; eskiden “Kosinitza” adıyla anılan semtin adı zamanla bozularak “Kuzguncuk” haline gelmiş. Evliya Çelebiye göre ise bu ad, II. Mehmed (Fatih) zamanında (1451-1481)buraya yerleşmiş “Kuzgun Baba” adlı bir veliden kaynaklanıyor.

İstanbul’un Asya kesimindeki ilk Musevi yerleşim bölgesi Kuzguncuk’tur. Musevilerin buraya geliş tarihleri bilinmemekle birlikte, 17. yüzyıl kaynaklarında Kuzguncuk’un bir Musevi köyü olarak anıldığı görülmektedir. Kuzguncuk’un Avrupa Musevileri tarafından “Kutsal topraklara varmadan önceki son durak” olarak kabul edildiği ve herhangi bir nedenle vaat edilmiş topraklara gidemeyenlerin hiç değilse Kuzguncuk’a yerleşip orada ölmeyi ve gömülmeyi vasiyet ettikleri bilinir. Bu nedenle de, yerleşkede geniş bir Musevi mezarlığı olduğu 17. yüzyıldan itibaren sık sık vurgulanır. Bu tarihlerde Kuzguncuk’ta Museviler dışında Rumların da oturdukları bilinmektedir. Ermeniler ise, buraya 18. yüzyıldan itibaren yerleşmeye başlarlar ve 19. yüzyılda Kuzguncuk’ta oldukça büyük bir grup oluştururlar.

Sinagogları, kiliseleri ve camiileri ile farklı bir kültür dokusu oluşturan semt, kahvehaneleri ve gençlere hitap eden kafeleri ile ziyaretçilerine birçok seçenek sunuyor. Dik yokuşların, renkli merdivenlerin yanı sıra semtte bir de bostan bulunuyor. Geçmiş yıllarda daha çok gayrimüslim ağırlıklı bir yerleşke niteliği taşıyan Kuzguncuk, Müslüman Osmanlıların rağbet ettiği bir semt olmamıştı. Buna karşın hemen bitişiğindeki Paşalimanı kesimi, camii, çeşmesi, kayık iskelesi ve bahçeleriyle yalnız Türkler tarafından iskan edilmiştir.

Son dönemlerde Kuzguncuk, İstanbulluların tercih ettikleri bir semt haline geldi ve eski evlerin restorasyon çalışmaları hızlandı. Üstelik bu şirin semte, İstanbul’un birçok yerinden rahatlıkla ulaşılabiliyor. İstanbul’un, geleneksel Boğaziçi köylerinin özelliklerini bir ölçüde taşımayı sürdüren bir semt olan Kuzguncuk, gürültüden uzak ve güzel bir gün geçirme arzusundaki ziyaretçilerini bekliyor.

kuzguncuk_181404
Tags : anadolu yakasıbeylerbeyiboğaziçidergigezigezi yazısıhrisokeramosistanbulkosinitzakuzgun babakuzguncukpaşalimanıturinsuranceturistüsküdar

Leave a Response